10 Mart 2017 Cuma

İstanbullu Nezaketi

Okuyacağınız bu parça size inanılması güç gelebilir. 'Yok canım o kadar da değil!' diyebilirsiniz. Evet diyebilirsiniz. Ben de mesela keşke o devirde yaşasaydım diyorum. 


Bir rivayete göre bir gün Şirket-i Hayriye Müdürü Hüseyin Haki Bey Boğaziçi’nde işleyen bir vapur kaptanına sık sık gecikmesinin sebebini sorunca şu cevabı almıştır: "Muhterem Müdür Beyefendi, Malum-ı aliniz Çengelköyün zerzevatı, Kuzguncuk’un haşeratı, Beylerbeyi’nin teşrifatı bir türlü bitmiyor ki, vaktinde gelebilelim. Vapur Beylerbeyi’ne uğrayınca daha iskelede herkes birbirine­­: 'Efendim rica ederim Zat-ı aliniz buyurun lütfen!' demeye başlıyor. 'Estağfirullah efendim, ne demek,  önden zat-ı aliniz buyurunuz! Hak-i payinize iltifat buyuruyorsunuz, ne haddime efendim, bendenize zatıalinizden önce binmek yakışır mı?' İşte böyle gecikiyoruz, muhterem beyefendi."

Kaynak
Derin Tarih İstanbul Özel Sayısı Fatma Tunç Yaşar syf 55

2 yorum:

  1. İnce ve nezaket sahibi insanlar da yaşamış bir zamanlar bu dünyada demek...Aynı havayı soluyoruz, aynı suyu içiyoruz ama aynı inceliği göstermiyoruz birbirimize geçmişte olduğu gibi.Bu güzel paylaşım için teşekkürler Hüma ��

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi ama.. Sayıları az da olsa zarif insanlar hala aramızdalar neyse ki biz de böyle avunuyoruz:) Güzel yorumun için ben teşekkür ederim sevgiler:)

      Sil

Yorumlarınızı bekliyorum :)